HELAL GIDADA İLK MEKTEP !..
Helal gıda, ülkemizde her zaman annelerin gündemi olmayı gerektiren bir mesele olarak önümüzde durmaktadır.
Yaratılmışların en şereflisi ve en mükemmeli olan insan birçok görevlerle sorumlu tutulmuştur. Bu görevlerin başında Allah’a karşı görevlerimiz ile ailemize karşı sorumluluklarımız gelmektedir. Bir hanım için annelik en önemli görevidir.
Seküler eğitim süreci anaokulundan, üniversiteye kadar, helal lokma bilinci içerisinde olan bir gençlik yetiştirememiştir.
Günümüzde çocuklarımızın model insan olarak algılayıp, benimsediği ve model aldığı yakın çevresi değil de, her şeyi ile kültürü, yeme içme alışkanlığı ile Müslüman insana uzak olan modernitenin sunduğu kalıplarda insanlar olmakla beraber, gerçekte anne çocuğun birinci derecede ahlakını genetik ve sosyolojik olarak taklit ettiği model insan olmaktadır.
Helal lokma bilincinin küçük yaşlardan itibaren çocuğa verilmesi, yani çocukluk döneminde, bu harcın atılması önemli bir vazifedir ve bu vazife annenin sorumluluğundadır. Anne ilk olarak çocuğun eğitim ve öğretim vazifesinden sorumlu olan kişidir. Her çocuğun ilk mektebi evidir.
Çocuklarımızı, çocukluk döneminde, özellikle gıdada helal haram kavramları ile tanıştırmalıyız. Müslüman bir annenin çocuğuna helal bilinci yerleştirmek en büyük vazifesidir. İnsanoğlu doğumundan ölümüne kadar yaşamak için gıda tüketmek zorundadır. Bu zorunluluk neticesinde çocukluk döneminde annesinden almış olduğu helal gıda bilinci ile büyümesi ve helal lokma kaygısının oluşması çocuğun kendisi ve yaşadığı toplum için ileriye dönük önemli bir kazanım olacaktır.
Helal beslenme ihtiyacını kavramaya yönelik, çocuklarımızın gerekli bilgi ve yaşam tecrübesini, insanoğlunun ilk mektebi olan anne mektebinde öğrenmesi gerekmektedir. Toplumumuzun eski dönemlerinde; mahallenin bakkalından, külhanbeyine kadar her ferdin o mahallenin çocuklarından, gençlerinden kendisini mesûl hissettiğine dair canlı örnekleri kitaplardan öğreniyoruz. Ne yazık ki günümüzde mahalle bakkalımızın sattığı yiyeceklerin, ürünlerin helalliği tartışılır bir durumdadır. Yani artık mahalle bakkalımız sadece kazandığı parayı düşünmektedir.
Böyle bir yüzyılda, mahallemizdeki bakkalımız dahi bu durumdayken, anneler gıda tüketiminde helal lokma şuuru ile şuurlanıp ne zaman bu şuuru çocuklarına aktaracaklardır? Zaman hızla akmaktadır.
Annelik sorumluluğu ağır bir görevdir. Cennet anaların ayakları altındadır müjdesi ile müjdelenen bir görev elbetteki ağır bir görevdir. Bir erkek ve bir baba, anneliğin nasıl bir duygu olduğunu tahmin bile edemez. Öksüz bir çocuk olup, bir gün bile bir anne sı-caklığı yaşayamamak çok zordur. Hem yetim, hem de öksüz olmak daha da zordur.
Efendimizin annesi Hz. Âmine olmak; dünyanın en değerli, en bereketli çocuğunu sırf şehirdeki salgın hastalıklardan etkilenmesin diye uzak bir köyde, bir sütanne elinde kalmasına razı olmak zordur. Tam kavuştum derken, onu yalnız bırakıp gitmek daha da zordur.
İmran kızı Meryem olmak da, Meryem oğlu İsa (as) olmak da zordur. Dünyanın en iffetli, en şerefli hanımlarından biri olup da, en dayanılmaz iftiralara uğrayıp, en büyük utançlara gark edilip, hepsinden Rabbi’nden gelen teselli ile sıyrılıp, ferahlamak zor bir imtihandır. Unutmayalım ki; istikbalimiz ancak helal lokma ile yetişmiş ve helal lokma şuurunda olan bir gençlik ile bugünkü buhranlarından kurtarılabilir.
Yeni dünya düzeni helal lokma bilinci içerisinde olan gençlik ile helal temeller üzerine inşa edilecektir ve bu inşanın ilk öğretmenleri de ilk mektepleri de annelerdir.
Allah yar ve yardımcımız olsun.
H.K.BÜYÜKÖZER
Gimdes Başkanı
Bir yanıt yazın